Rotring Tikky Rollerpoint F İncelemesi

 İlk kalem incelememizi Rollergillerden bir Rollerpoint ile yapıyoruz. Artık sizinde anlayacağı üzere her İnceleme dışı yazımdan sonra ...


 İlk kalem incelememizi Rollergillerden bir Rollerpoint ile yapıyoruz. Artık sizinde anlayacağı üzere her İnceleme dışı yazımdan sonra bir inceleme yayınlıyorum ve bu periyot hoşuma gitti böyle yazmayı sürdüreceğim :)
  Dolma kaleme geçiş kalemim olarak adlandırdığım halk dilinde "pilot-kalem" denilen bu kalemi yaklaşık 1 sene kadar kullandım 2 tane falan bitirdim sonra dedim ki her bittiğinde kalem almaya mı gidicem? keşke doldurabilse diyordum ama iyi ki doldurulamıyormuş yoksa burada bunu yazıyor olamazdım. :)

Parlak siyah plastik gövdesi çok zarif duruyor fakat, kapağı altına takıp çıkarttıkça gövdenin parlaklığı
gidiyor gibi nedense benim kullandıklarım hep öyle oldu kullanımdan kaynaklı olabilir
 Krom malzemeden yapılmış üzerinde rOtring yazan klipsi ise her türlü ısırılma ve kopartma testinden geçti gerçekten iyi sabitlemişler klipsi oraya :)


Tutma yeri uzun süreli kullanımdan sonra elinizden kayabiliyor ama ısınmadan dolayı akıtma gibi bir şey söz konusu değil.Siyah mavi kırmızı renkleri var fakat benim aldığım yerde kırmızı yoktu alamadım.az öncede bahsettiğim gibi doldurulabilir değil.sadece F ve EF uç seçenekleri mevcut.

 Belkide en sevdiğim özelliği D&R ın "Mürekkep Seviye Kontrol Penceresi" diyerek isim babalığı yaptığı şeffaf kısımdan kaleminizin ne kadarını kullandığınızı görebiliyorsunuz tüm rollerpointlerde olan bir özellik ama burada daha büyük ve daha kullanışlı bir şekilde yapmış rotring gerçekten iyi yapmış

 Ben D&R dan 5 TL aldım ama her yerde yok (örneğin Sivas'ta yok çünkü orada d&r yok kahrolsun bagzı sehirler:)) internetdeki Türk sitelerinde 4 TL ama ilginçtir ki yurt dışından getirtmek isteseniz 10 TLye gelmis oluyor ister 12li isteyin ister tekli ve bu biraz mantığa ters olmuş böyle olması için Türkiye'de üretilmesi gerekiyor diye düşünüyorum

Denemeyi Arwey'in özel kesimli Baer'inde yaptım. Az da olsa arkaya geçiriyor ama her 70 gr.lık kağıt gibi bunu da normal karşılamamız gerek, benim için sorun olmayacak düzeyde arkaya geçirme yapıyor konuyu Siyah renk üzerinden anlattım çünkü bu kalemin mavisi tükenmez kalemle yazılmış gibi gözüktüğü için sevemedim.
Herkese iyi onbeş tatiller dilerim.

Numarasız Vagonda Bir Emekli Makinist

 Son bütünleme sınavına girdikten sonra bana yine raylar gözüktü saat 17.30 gibi gara gitmeme rağmen bilet almam saat 19 u buldu. Gara gelme...

 Son bütünleme sınavına girdikten sonra bana yine raylar gözüktü saat 17.30 gibi gara gitmeme rağmen bilet almam saat 19 u buldu. Gara gelmeden önce " Şişenizden taşmayın, 4 Eylül'den şaşmayın." diye bir tekerleme uydurmuştum.4 Eylül Mavi Treni'nin ismi Sivas kongresinin yapıldığı tarih olarak koyulmuş, ama tren Malatya'dan geliyor.  Ben bunları düşünürken önce 4 Eylül'ün sonra Doğu'nun sonra Güney'in bileti bitmişti. Adama numaralı yer yok mu? diye sordum az önceki arkadaş aldı dedi. "Bende koskoca adam birde üniversiteli gençlerle arkadaş oluyor." diye içimden geçirdim. :)

Uyumamamın sebebi
ve herkesin tepki
gösterdiği adam
 Zaten sistem kitlendi için 1 saat ayakta beklemiştim şimdi Ankara'ya 11 saat ayakta gitme ihtimaliyle karşı karşıyaydım. Numarasız vagona daha önce binmemiştim çünkü Ankara garındaki ablalar "Sen numarasız vagona binme ya oturtmazlar seni orada ayakta kalırsın." demişti. Bir an otobüsle gitsem mi? diye düşündüm ama bu, gişe memurunun bana kızmayacağı bir süre kadar idi. Doğu Ekspresine numarasız vagondan bir bilet aldım Yer No: kısmında X işareti vardı.Gardaki yana açılan kapıları itekleyip dışarı çıkar çıkmaz solumdan biri " Dostum ateşin var mı?" diye çıkıştı. Bende boş bulunmuşluk sebebiyle tedirgin bir şekilde yok deyip devam ettim ve birinin beni bıçaklayacağını düşünerek kaldığım otele geri döndüm.



 Lafı fazla uzatmadan:)  konumuza gelelim. Kondüktör
 "Evet Kayseri, gayseri yolcusu galmasın, eşyalarınızı unutmayın" diye uyarılarda bulunurken bayağı bir hareketlenme oldu, Kayseri'den sonra yanımdaki 2li koltuğa eşini ve çocuklarını yerleştiren adam diğer vagondan eşyalarını almaya gitti. Geri döndüğünde "sana yer bulsam buraya ben otursam olur mu? Çocuklarım burada benim." dedi. Bende istemeye istemeye kabul ettim.
 Vagonun diğer ucunda, sığdırılması için karşılıklı yerleştirilmiş koltuklardan birine oturdum. Günlük yazmak için yeterli alan yoktu, amca bir bana bir elimdeki deftere bakıyordu ki "günlük yazıyorum" deyiverdim. "günlük yazacaksan sabah yazacaksın, senin yazacağın istasyonlar; Kırıkkale,Irmak,Elmadağ buralarda durur ama Lalabel'de durmaz, Hasanoğlan'da durmaz, Kayaş'a kadar durmaz. Öyle yazarsın." cevabını aldım.
 Nasıl yani? gece günlük yazılmaz mı? böyle bir kaide mi var? şaşırarak "ben Sivas'tan beri yazıyorum ama" dedim, sanırım gündüz yazıyorum dediğimi sanmış olacak ki "Gece yazacaksan Sivas'tan Ankara'ya 23 İstasyon var, bunlar; Sivas, Şefaatli, Şarkışla.." diye tüm istasyonların ismini saydı bende neden bu yerleri ezberlediğini anlamaya çalıştım.



Amcanın birbirine kavuşturduğu ellerinde cevabı buldum. katlı olan sağ işaret parmağı, diğerlerinden 3de1 kısaydı ve tırnağı yoktu, uzun zaman önce kaza geçirdiği belliydi. Ona parmağına ne olduğunu sordum. 
"Eskiden buharlı makineler vardı şimdi PTT'lerin önünde duranlar var ya onları biz kullanırdık makinist ve ateşçi temiz gömlekle gelirdi eve arab olmuş şekilde dönerdi. Şimdiki makinistler 7-8 gün aynı gömlekle geziyor" dedi.
Sincan-Kayaş Banliyö Treni

 

Yaşlılar ve Sarhoşlarla konuşmayı iyi bildiğimden amca yatta uyu biraz diyene kadar sohbet ettim, ona Kayseri'de ne işi olduğunu sordum "Hastaneye geldim buraya, ama Otobüs devrilince hastane doldu beni de taburcu ettiler bir nefes darlığına çözüm bulamadılar ama bayağı bir tadilat gördüm orada""Ankara'da daha iyi hastaneler yok mu?" dediğimde "Var da hepsi dolu, Buradaki doktor tanıdıktı ben Bolu'da Greyder ile gezerken kara gömülmüş bir taksi buldum bağladım onları da çektim Bakım evine orada 1 hafta misafir ettim" dedi gerçekten daha çoook ilginç hikayeler vardı bu amcada ama siz bu kadar yazıyı okumak istemezsiniz biliyorum, hepsi önyargılarınızdan kaynaklanıyor.
Yüksek Hızlı Trenlerden konuştuk Sivas'a ne zaman gelir dedim "2008den önce gelmez çünkü yıldızeline gelmedi daha" diye şaşırtıcı bir cevap daha geldi amcadan sorumu yinelediğimde bile aynı cevabı aldım "daha önce hiç Hızlı Tren kullandın mı?" diye sordum "Ooo İlk Sürüşü biz yaptık, Kumandada Başbakan vardı yanında Binali Yıldırım, Onun yanında ben vardım." deyince iyice ilgimi çekti

Yol boyu Siyasetten, Emekli maaşının azlığından ve benzeri bir sürü konudan konuştuk, Ankara'ya vardığımda amca gitmişti adını da öğrenememiştim. Ankara'nın sabahını Grande Misto ile ödüllendirip bu yazıyı yazdım bir takım nedenlerden dolayı anca bu gün sizinle paylaşabildim umarım beni affedersiniz iyi günler.








Parker Quink Siyah Dolma Kalem Mürrekkebi Incelemesi / Parker Quink Fountain Pen Ink Review

 Evet ilk incelememizi herkesin tanıdığı kolay ulaşılabilen bir mürekkep ile yapıyoruz kendisi belkide dolma kalem kullanmaya yeni başlay...


 Evet ilk incelememizi herkesin tanıdığı kolay ulaşılabilen bir mürekkep ile yapıyoruz kendisi belkide dolma kalem kullanmaya yeni başlayan herkesin eline geçmiştir çünkü piyasada en ucuz ve en çok satılan mürekkep Parker Quink'ten bahsediyorum

 Adını küçük sevimli bir kaz türü olan Quink'ten alan bu mürekkebin hikayesi 1. Dünya Savaşının öncesine kadar uzanıyor 1910 da Parker kendisi firmasına mürekkep tedarik etmek için bir şirket birleşmesi yapmış ve bu şirkette üretilen mürekkepleri 1928 yılına kadar kullanmış ama dönüp baktıklarında bu mürekkebin kalemleri tıkadığını ve arızalanmasına sebep olduğunu görmüşler ve 3 yıl süren uzun araştırmalar sonucu 1931 de firma kendi bulduğu formül ile üretilen mürekkepleri önce Superchrome ismiyle daha sonra ise günümüze kadar ulaşan Quink adıyla piyasaya sürmüştür ve 1975 den beri şişesi hep aynı formunu korumuştur.


 Parker Quink orta kararlılıkta bir mürekkeptir Orta kaydırıcılıkta, orta kalınlıkta, orta yüzey geriliminde, orta akıcılıktadır. Genellikle eski dolma kalemler, geniş mürekkep kanallı yastık tipi damağı olan dolma kalemlerle kullanıldığında dolma kaleme ıslak ve tam siyah yazım sergiletir.
 İnce kanallı ve Spiral damaklı dolma kalemlerde daha iyi sonuç verdiğini söyleyebiliriz diğer kalemlerle de kullanılabilir tabii ki sadece Japon F ve Japon EF dediğimiz kalemlerde daha kuru, soluk ve grimsi yazar.(Japonlarınki bizden hep bir küçük oluyor mesela Japon malı M uçlu kalem alsanız bu bizdeki F uçlu kalem gibi yazar böyle düşünün)
 Kağıdın pH değerinden çok çabuk etkilenerek renginin dönüşmesiyle birlikte yazan kimseye kağıtla ilgili anında fikir verir. Formülü yüzey tutunmalı esasa göre tasarlandığı için buharlaşan tip bir mürekkeptir. Kağıda bağlı olarak orta sürede kurur. 

 İçinde parlatıcı ve sabitleyicilerden dolayı dolma kalem ucunda havayla temas halinde uzun süre kullanılmadan kalırsa kuruma yaptığı görülmüştür. Suyla arasının çok kötü olduğunu söyleyebiliriz yani uzun ömürlü olmasını istediğiniz belgelerde kullanımını tavsiye etmem




 Siyah, Mavi Siyah, Mavi, Royal Mavi, Turkuaz, Yeşil, Kahve ve Mor renkleri üretilmiştir ve bazı renkler ise üretimden kalkmıştır. Şuan biz siyahını inceliyoruz çünkü siyahında karakteristik özellikleri daha belirgin olur. Ticari şekli 57ml olsa da 60 ml şişeye doldurulmaktadır yani mürekkep yanında 3 ml bir boşluk satılmaktadır 

 Piyasada 6,5 TL ile 9,5 TL arasındadır ben ofix.com'dan kargosu hariç 9 TL ye aldım. Fiyatı normal ama başka yerlerden daha ucuza bulunabilir.

Parker Quink Mürrekkep Geldi!

 Sivas'da iken Sipariş ettiğim ama Ankara'da teslim aldığım Parker Quink Siyah Mürekkebim geldi ve Kutuyu açarken ki heyecanı siz...

 Sivas'da iken Sipariş ettiğim ama Ankara'da teslim aldığım Parker Quink Siyah Mürekkebim geldi ve Kutuyu açarken ki heyecanı sizinle paylaşmayı çok istedim 
Aslında Mavi-Siyahını alacaktım ama Ofix.com'da bulamadım  bende Siyah aldım ve İlk incelememizi Piyasanın en ucuz ve en kolay ulaşılabilen dolma kalem mürekkeplerinden biriyle yapacağız!
Tam Ulusdaki Tren Garından çıktım kocaman valizimle birlikte Otobüse binmişken beni arayan kargo görevlisi adres eksik dedi sonra müziğin sesini çok açtığım için kapıya not bırakıp gitti sonra arayıp adamı yoldan çevirdim falan bir sürü olay oldu işte o anlardan bir video;


Doğu Ekspresindeki Çılgın Japonlar

Yarı yılın son final sınavları da bitince Sivas tren garı önündeki durakta inip akşam saat 10'da gelecek olan ama hiçbir zaman v...



Yarı yılın son final sınavları da bitince Sivas tren garı önündeki durakta inip akşam saat 10'da gelecek olan ama hiçbir zaman vaktinde gelmeyen Doğu Ekspresindeki pulman koltuklu vagona bir bilet aldım. Neden trenle gittiğimi soracaksınız, çünkü şu an çoğunuz bu zevki tatmamış  bir koltuk mahkumu olarak "11 saat yol çekilir mi be! Sıkılırsın, otobüsle 5 saatte git daha iyi değil mi?" dediniz. Ama trenin sağladığı rahatlık,keyif ve ekonomik olması sizi bu fikirlerinizden caydıracak nitelikte olup bir daha bırakamayacağınız bir alışkanlık kazandıracaktır.



Her zamanki gibi kırmızı lokomotif geliş saatinden 50 dakika sonra kendini gösterdi. Bende yerime oturdum ve ay yıldızlı camdan trenin istasyonu terk etmesini seyrettim yanımda kendimi oyalayacak bir şey getirmedim ve uyumayı da düşünmüyorum. Sadece günlüğüm ve ben varız, ve birde yol boyu yiyebileceğiniz kadar yemek. Çünkü trende bir şey ikram edilmiyor ve uzun bir yolculuk olduğu için yanınızda kişi başı iki porsiyon yemek getirmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.



Çok geçmeden sol arka çaprazımdaki iki uzak doğulu gencin uyumaya çalıştığını gördüm. Koltuk cebine sıkıştırılmış sarı renkli kitap üzerindeki harflerden Japon olduklarını fark ettim. Japonların anime ve manga kültüründen dolayı Japoncaya bayağı bir ilgim var denebilir.


 Sırt çantaları ve üzerilerindeki kıyafetlere bakacak olursak bu bu genç çiftin seyahat amaçlı buraya geldikleri belli oluyordu, yani Kayseri'deki amcalarını ziyarete geldiklerini sanmıyorum
 Bunlar kesin İnterRail ile Kars'a kadar gelip trene bindiler İstanbul'da inip biraz gezecekler sonra başka bir ülkeye gidecekler diye düşündüm.



Onlar uyanıp birbirlerine sırnaşırken bende kaldığım otel odasında
yediğim kahvaltılık ne varsa doldurduğum ekmeği yerken bir yandan da camdaki yansımadan bana bakıyorlar mı diye kontrol ediyordum. Türklerin yemek kültürünün Peynir-Ekmekten ibaret olduğun sanmalarını istemiyordum çünkü


Sivas'dan ayrılalı henüz 4 saat olmuşken sensörlü kapının önünde durup açılmasını bekleyen kondüktör hızlı adımlarla yürüyerek "Evet gayseri, gayseri'ye geldik gayseri,gayseri yolcusu kalmasın gayseri" dedi ve diğer vagona geçti. Japonlar yerlerinden kalkıp kocaman çantalarını sırtlandılar onlar inene kadar şaşkınlığımı üzerimden atamadım. İşte çılgın japonlar dememin sebebi buydu işte buraya bu ekipmanla gelmelerinin tek sebebi Erciyes Dağı'dır herhalde dedim.


İşte bu manzarayı uçakta,hızlı trende hatta otobüste bile yakalayamazsınız çünkü sizin o 6 saat boyunca yerinizden kıpırdamamanız gereken koltuklarınızdan anca otoban gözükür her istediğinizde yüzünü yıkamaya tuvalete gidemezsiniz acıkınca sizinle birlikte gelen kocaman bir restoranda yemek yiyemezsiniz çünkü siz koltuk mahkumusunuz eğer fikrinizi değiştirmez iseniz
Böylece yeni blogumuza güzel bir başlangıç yaptık işte sayfamızın ismi bu yolculuklarda aklıma geldi umarım keyifle okuyacağınız yazılar yazabilirim..