Yazmanıza Yardımcı Olacak Defterler #NaNoWriMo 2017

Yeniden Merhaba Sevgili Okurlar; NaNoWriMo'ya katılanlar ile yarın roman yazmaya başlayacağız. Bu son günde size motivasyon sağlayacak...

Yeniden Merhaba Sevgili Okurlar;

NaNoWriMo'ya katılanlar ile yarın roman yazmaya başlayacağız. Bu son günde size motivasyon sağlayacak, ilham verecek iki defterden bahsedeceğim.


İlki bu gördüğünüz, Yazsam Roman Olur isimli kitap. Kitap diyorum çünkü siz tamamladığınızda kitap olacak.

İçinde bir enteresan hikaye başlıkları var. Zaten ucu sizi alıp götürüyor. Ben hangi sayfayı fotoğraflasam diye bakarken, şöyle bir kaçını doldurasım geldi. Kendimi zor tuttum. Baştan başlayıp her gün bunun bir-iki sayfasını doldurmayı düşünüyorum. Bakarsınız verilen yere sığdıramayacak kadar çok şey aklınıza gelir ve o öyküyü dışarı taşırsınız. Bir anda ana eseriniz olur. :)

Bir diğer defter ise Tosbaa markasının Edebiyat Serisi defteri. Ben bundan sipariş verdim ama gecikti biraz. O yüzden temsili fotoğraf koydum. Roman, Öykü, Şiir vb. gibi renkleri var büyük ihtimalle içerisi boş düz bir defter. Ama kapak yeterince motive edici benim için. Tosbaa markasını sürekli kalitesiz kağıtla defter yapıp "bakın el yapımı... bakın geri dönüşümlü kağıt..." diye pazarlamasına uyuz olsam da bu deftere bir şans vereceğim.

Bu arada NaNoWriMo ile ilgili anlık gelişmeleri Kalem Treni Instagram Hesabı üzerinde paylaşacağım oradan takip edebilirsiniz.

Hepinize bol ilhamlı günler! :)

NaNoWriMo 2017'ye Hazır mıyız? #Preptober

Merhaba Kalem Treni Takipçileri; Geçen ki yazımda size bu yıl NaNoWriMo'ya katılacağımdan bahsetmiş, biraz bilgi vermiştim. Eğer bu uz...

Merhaba Kalem Treni Takipçileri;

Geçen ki yazımda size bu yıl NaNoWriMo'ya katılacağımdan bahsetmiş, biraz bilgi vermiştim. Eğer bu uzun kısaltmayı ilk defa görüyorsanız öncelikle şu yazımı okuyun:"Nanowrimo Nedir?"


Bugün de; Kasım ayına çok az kalmışken, ay boyunca nelere ihtiyacımız olacak onu konuşacağız. Bir nevi hazırlık yani preparing yapacağız. (Preptober isminin nereden geldiğini hemen çıkardınız değil mi? :))
Çok fazla birşeye ihtiyacımız yok aslında. Çünkü bu etkinlikte en önemli şey "yazmak". Bu sefer sinemaya gidip de reklamlarda elindeki mısırı bitirenlerden olmayacağız. Ama yine de BohoBerry'nin Preptober isimli videosunu sizinle paylaşmak istedim. Belki de hazırlık yapmak gelecek olanlardan korkmamayı ve motive olmayı da beraberinde getiriyordur. Önce videoyu izleyelim:

Ne kadar naif bir ablamız değil mi? :) BohoBerry'nin diğer çalışmalarını YouTube'dan ve bohoberry.com'dan takip edebilirsiniz. Özellikle Bullet Journal konusunda feyz aldığım kişilerden.

Şimdi, videodaki bir kaç noktaya değinmek istiyorum. (İzlediniz değil mi videoyu?) Bende BulletJournal'ımda bir preptober sayfası hazırladım ama daha az detayla bir liste oluşturabildim yalnızca. Belki de ileri ki günlerde diğer sayfaları oluşturmam gerekebilir. Şu an için pek bir şey söyleyemeyeceğim ben de sizin gibi ilk defa disiplinli bir şekilde bu işe kalkışıyorum.
Video'da bahsedilen "basılabilir tracker"'da çok işimize yarayacak. Ben sizi bir zahmetten kurtarıp Tam Buraya direkt pdf linkini bırakıyorum. Sticker kağıda çıktı alıp yapıştıracağım en kısa zamanda defterime.

*Bullet Journalıma katettiğim yolu görmek için ihtiyacım var ama ayrı bir deftere başlamayacağım. Çünkü Leuchtturm1917 Bohoberry'ye sponsor oluyor, bana olmuyor :)
*Öykü Defteri için ayrı bir yazı yazacağım yine ay başlamadan.
*Ay boyunca tek bir kalem ve mürekkep atayacağım bu işe. Muhtemelen Pelikan E. Tanzanite ve Scrikss 419 olacak.
*İzlediğim tüm videolarda "Snacks" çok önemli bir yer tutuyor diyorlar. "Çok zorlu bir döneme gireceğim, cukolatam ve cipislerim hep yanımda olmalığğ!" diyen birisi değilim ama konsantrasyonumu sağlamışken yemek, tuvalet vb. şeylerin bölmesini sevmem. Bu yüzden 1.5 yıl önce sigarayı bırakmıştım. Yani olmazsa olmaz bir madde değil ama belki motivasyonu falan sağlar diye.
*Müzik konusu önemli bir madde. Spotify'ın konsantrasyon için hazırladığı playlistleri seviyorum. Yine odaklanma için uzun süreli ASMR videoları açıp dinlediğim oluyor. Bazen de Alexa'ya beyaz gürültü çıkarmasını söylüyorum. Bu da arkaplanı doldurup sadece önüme odaklanmamı sağlıyor.

Açıkcası ben bu kadar hazırlıktan sonra biraz heyecanlandım. Bakalım nasıl olacak hep birlikte göreceğiz.
Gelecek yazıda görüşmek üzere :)

Ulusal Roman Yazma Ayı (NaNoWriMo) Nedir?

Merhaba Kalem Treni Takipçileri; Bu  yıl Kasım ayında bizi çok heyecanlı bir etkinlik bekliyor! Geçen sene Yazma Rutini adında bir iki ...


Merhaba Kalem Treni Takipçileri;

Bu  yıl Kasım ayında bizi çok heyecanlı bir etkinlik bekliyor! Geçen sene Yazma Rutini adında bir iki post paylaşmıştım ama NaNoWriMo ile pek alakalı olmamış, devamını getirememiştim.
Resmi sitesinde; bu işi neden yapıyorsunuz sorusuna "Her yılın kasım ayında dünya, bizim romanlarımıza ihtiyaç duyar." diye cevap veren bir Amerikalı bir grup genç Ulusal Roman Yazma Ayı'nı oluşturmuş. Adına ulusal diyelim ki diğer tüm ülkelerde kendi insanının fikriymiş gibi beğensin demişler. (Tabii bu benim kurduğum hikaye, gerçek tarihçesini bu linkten öğrenebilirsiniz. Bu yazıya sığdıramayacağım kadar şey yaşamışlar. Ama yine de siz benim anlattığım kadarını bilseniz yeterli :))
Elbet hepimizin yazacak bir şeyi vardır. "Hayatımı yazsam roman olur." der çoğu kişi yazmaya ilgisi olsa da bir türlü motive olamaz, o hayatın romanı yazıya dökülemez. Yazamamanın en önemli nedenlerinden biri de çevrenizde yazmanın gücüne inanmayan negatif insanların olmasıdır. Ama bu etkinlik hem belli bir hedef koyup, (ay sonuna kadar 50 bin kelime yazmak gibi) motive ediyor; Hemde çevrenizi aynı hedefe koşan, ilerlemesini takip edip danışabileceğiniz -ve hatta- birlikte yazabileceğiniz insanlarla doldurup ihtiyacınız olan dayanışmayı sağlıyor.

O yüzden bu bir hafta sizin için bir hazırlık haftası olsun. Ay başlamadan neler yapmamız gerektiği ile ilgili daha detaylı bir yazı daha yazacağım. Kullanabileceğimiz aksesuarlar ve uygulamalar ile ilgili olacak ve Kasım 1'de temiz bir başlangıç yapacağız.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere ;)

Barkın Bayoğlu ve Chester Bennington

Merhaba Kalem Treni Takipçileri Bu hafta sizlere vereceğim pek güzel haberlerim yok maalesef, geçen hafta gelen Linkin Park solisti Cheste...

Merhaba Kalem Treni Takipçileri

Bu hafta sizlere vereceğim pek güzel haberlerim yok maalesef, geçen hafta gelen Linkin Park solisti Chester Bennington ölüm haberini daha atlatamamışken bu sabah aldığım haberle sarsıldım. Bu hafta Haftalık yazısı kahveler, filmler ya da dolma kalemler içermeyecekti ama Barkın Abinin gidişi hakikaten zamansız oldu. :(

Dün gece saat 02:00 civarı Boğaziçi Köprüsü'nde söylenene göre 200lük bir motorla seyahat eden Barkın Bayoğlu, aracını durdurup karşı şeride geçen Broker Buğra Erdem'e çarptı, çarpışma sonucu kontrolü kaybeden Altın Elbiseli Adam kurtarılamadı. Yapılan açıklamalar böyle ama benim için ve dolmakalem camiası için üçüncü şahış ağzıyla anlatılacak kadar basit birisi değildi. Çevremde ne kadar motorsiklet ehliyeti olan kişi varsa hepsi Altın Elbiseli Adamın motorsikleti sevdirmesinin sonucudur. Şahsen tanış olmasam da ortak dostlarımız vardı ve şu an bunları yazarken gözlerim doluyor,  kendisine Allah'tan rahmet sevenlerine baş sağlığı diliyorum.
Geçen sene de yaptığı kaza sonrası bir programda "Ölürsem işimi yaparken öleceğim" demişti, Freni limon sıkar gibi sıkmayı, ön kaldırırken ilk sevgilimizi terk ediyormuş gibi debriyajı bırakmamız gerektiğini söylediğin için teşekkürler. Mekanın cennet olsun Altın Elbiseli Adam...



Geçen hafta perşembe ise sabah aklıma Linkin Park'ın Mayıs'ta çıkardığı One More Night albümünden Sorry for Now şarkısı düşmüştü kalktığım gibi açıp dinlemek istedim ama Linkin Park araması yapınca grubun solisti Chester Bennington'ın sabah 09.00'da evinde ölü bulunduğu intihar ettiğini öğrendim. :(
Chester Bennington taşkınlık yaratmayan, kötü alışkanlıkları ile gündeme gelmeyen sayılı rock müzisyenlerinden biriydi ve bu yaptığına hiç bir anlam verememiştim sonrasında internette okuduğum haberlerde yakın dostu Chris Cornell'in intihar etmesi üzerine sanki anlaşılmış gibi tam da Cornell'in doğum gününde intihar ettiğini öğrendim. 41 yaşında arkasında 6 çocuğunu babasız bırakabilecek birisi olduğunu düşünmezdim ama Lise zamanlarımdan beri en sevdiğim müzik gruplarından birisiydi. İntihar kötü bir şey ama madem hayatın pahasına bir mesaj vermek istedin o zaman umarım hedefine ulaşmışsındır Chester, huzur içinde uyu.


Halep'ten Gelen Kahve ve Bay Jules ile Bir Gün

Bugün günlerden salı ise ne yapılması gerektiğini biliyorsunuz, Kalem Treni'ninde Haftalık yazısı var demek! Bu hafta da son iki yazıda ...

Bugün günlerden salı ise ne yapılması gerektiğini biliyorsunuz, Kalem Treni'ninde Haftalık yazısı var demek! Bu hafta da son iki yazıda yaptığım gibi farklı bir kahveli yazı yazacağım umarım hoşunuza gider ;)


Bu sefer Türk kahvesi için çekilip vakumla paketlenmiş bir kahve var elimde. Açıkçası evde Türk kahvesi bitene kadar bekledi bu paket. Sonunda açtığımda çok farklı bir kokusu olduğunu fark ettim. Kesinlikle sadece kahve gibi kokmuyordu hacı yağı gibi bir kokusu vardı.
Üzerinde "Allepo Shakba Coffee" yazısından başka marka belirtmeyen pakette Brezilya kahvesi olduğu Halep'te harmanlanıp İstanbul'da paketlendiği yazıyor. Vakumlu paket olduğundan taze kalmış ve bayağı bir köpüklü Türk kahvesi yapabilmiştim kendime.

Tadı neye benziyor diye sorarsanız içinde gül suyu ve bir şeyler daha (muhtemelen damla sakızı ama eser miktarda) var derim. Farklı bir harman sonuçta ama damak tadıma pek uyduğunu söyleyemem. Her ne kadar istesek ya da istemesek de, Suriyelilerle aramızda bir kültür alışverişi oluyor. Karpuz çekirdeğinden yapılmış bir çerezi de tatmıştım ama dediğim gibi onların biraz farklı bir damak zevki var. Yine de hiç tatmamış olmaktan iyidir. :)



Bay Jules'a gelince kendisi şahsen tanışıp bir günümü geçirdiğim biri değil tabii ki. Diane Broeckhoven'in 2001'de yazdığı uzun öyküsünde bir karakter Bay Jules. O da bizim gibi kahveyi çok seviyor. O kadar seviyor ki eşi Alice her sabah onun demlediği kahvenin kokusuna uyanıyor. Ama o gün yaşlılığın verdiği sıradanlığı kıran olaylar anlatılıyor Alice'in gözünden.

Birkaç saatte bitirebileceğiniz harika bir öykü kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Ben sanırım 2-3 yıl önce Türkçe baskısının yeni çıktığı zamanda okuyup küçük Rhodia defterime Fiat 1400 ve Sauternes Şarabı gibi birkaç şeyi not almışım. Kitapta bahsedilen şeyler. O yüzden sizde bu kitabı yakın zamanda okuduysanız ya da bu yazıdan sonra okursanız ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Bu da size küçük bir sürprizim olsun.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere :)